Türklerin geçmişten bugüne taştan kağıda vurduğu her söz, Türkçenin her güzelliği, Orhun, Yenisey gibi Türk alfabelerinin paylaşıldığı akademik bilgiye dayalı bir alan. Oğuzhan Baltaoğlu'nun Türk Dili ve kültürü çalışma alanı.
Türklerin geçmişten bugüne taştan kağıda vurduğu her söz, Türkçenin her güzelliği, Orhun, Yenisey gibi Türk alfabelerinin paylaşıldığı akademik bilgiye dayalı bir alan. Oğuzhan Baltaoğlu'nun Türk Dili ve kültürü çalışma alanı.
Eski Türklerde Doğu Kavramı ve Önemi
Eski Türklerde Doğu yönünün önemi, yalnızca coğrafi bir yön algısından ibaret değildi. Türklerde Doğu kavramı; devlet düzeni, mekân algısı, kutsallık ve güneşin doğuşu ile ilişkilendirilmiştir.
Orhun Kitabelerine baktığımızda çok çarpıcı ve değerli kültürel bilgilere ulaşıyoruz. Bunlardan biri de yaklaşık 1300 yıl önceki Türklerde Doğu kavramı ve Doğu’nun önemidir.
Tabiata (eskiden) çok değer veren Türkler, güneşin değerini de bilmekteydi. Hayatın can bulması için en değerli unsurlardan birinin güneş olduğunu bilmekte ve buna derin bir saygı duymaktaydılar.
Yön belirlemesini yaparken de önleri Doğu’ydu. “Ön” genizcil n ile (Öŋ) Türklerde Doğu demekti. Bununla da kalmadılar Türklerin ilerisi de Doğu’ydu. İlgerü olarak söyledikleri ileri sözcüğü yazıtlarda yalnızca Doğu anlamında kullanılıyordu. (“…𐰃𐰠𐰏𐰼𐰇: 𐰚𐰇𐰤 : 𐱃𐰆𐰍𐰽𐰴𐰀”) “İlgerü kün togsıkka …” “Doğuda gün doğusuna …” KT G/2
Ayrıca bugün kullandığımız Doğu sözcüğünün birebir geçmişteki biçimi olan “Togu” da daha çok bir özel ad olarak “Togu Balık” biçiminde bir şehir adı olarak geçiyor. KT. K/4
Eski Türklerde Devlet merkezlerinin Doğu’da olduğu da bilinir. Doğu – Batı şeklinde bir yönetim örgütlenmesine sahip Türk Devletleri, Başkentlerini ve Kağanını Doğu’da bulundururdu.
*Ayrıca Türklerin ev kapılarının Doğu’ya baktığını ve bugünkü Moğolistan Kazakları’nda da 1960 yılında bir Macar bilim insanının (A. Rona Tas) bu durumu gözlemlediğini, Gülay Akkaş’ın “İslam Öncesi Türklerde Sağ Tarafın İfade Ettiği Anlamlar.” adlı makalesinden öğreniyoruz.
Güneş‘in, dolayısıyla Doğu’nun Türkler için kutsallığını, hayat demek olduğunu, “gün/kün” sözcüğü ile “güneş”i aynı sözcükle kullanmalarından da anlıyoruz.
Türk inanç sisteminde doğada her şeyin bir ruhu vardı ve bunların bazıları Tanrı’nın “yir sub/ yer su” gibi görevli ruhları, bugünkü anlatımla melekleri, güçleriydi. Güneş’in ve Doğu’nun da bu tip bir kutsallığı olduğunu anlayabiliyoruz.
*Yalnız yine kitabelerden anlıyoruz ki, bunların hiçbiri Tanrı dışında dua ve talepte bulunulan varlıklar olmadı. Tanrı yani “Teŋri” mutlak güç ve dua edilen idi.
Türklerde gün doğumu ile ilgili olan sabah kavramını ve bunun için kullanılan sözcükleri görmek için bu sayfaya bakabilirsiniz.
Oğuzhan BALTAOĞLU
KT. K/4: Kül Tigin Taşı. Kuzey yüzü, 4. Satır. KT G/2: Kül Tigin Taşı. Güney yüzü 2. Satır. T. 1. Taş. G/10: Tonyukuk 1. Taşı. Güney Yüzü. 10. Satır. Aktaş, Gülay, “İslam Öncesi Türklerde Sağ Tarafın İfade Ettiği Anlamlar.” İstanbul Üniversitesi/Y.L. 2018