Türklerin geçmişten bugüne taştan kağıda vurduğu her söz, Türkçenin her güzelliği, Orhun, Yenisey gibi Türk alfabelerinin paylaşıldığı akademik bilgiye dayalı bir alan. Oğuzhan Baltaoğlu'nun Türk Dili ve kültürü çalışma alanı.
Türklerin geçmişten bugüne taştan kağıda vurduğu her söz, Türkçenin her güzelliği, Orhun, Yenisey gibi Türk alfabelerinin paylaşıldığı akademik bilgiye dayalı bir alan. Oğuzhan Baltaoğlu'nun Türk Dili ve kültürü çalışma alanı.
Yarın ne demek? Eski Türkçe Dönemi’nde (Göktürkçe & E. Uygurca) Yarın ne anlama gelir?
Yarın; Eski Türkçe Dönemi’nde (Göktürkçe & Eski Uygurca), ışımak, aydınlanmak anlamına gelen yaru- eylemiyle kökteş olup ilk çıkışında SABAH anlamına gelir. Bu anlamıyla bir süre Türklerin sabah için kullandığı sözcüklerden birisi olmuştur. Bununla birlikte yine Eski Türkçe Dönemi’nde anlamı zamanla ertesi gün‘e dönüşür.
Türkçede sabahın karşılığı olarak bir dönem eş zamanlı taŋ, érte (irte, ertä) ve yarın sözcüklerinin kullanıldığı anlaşılıyor. Yalnız taŋ ve érte’nin bu anlamları kesinken yarın’da durum değişkenlik gösterdi.
Yarın’ın ortaya çıkışı, yaru-‘dan (aydınlanmak) ve bunun ad gövdesi olması gereken yar* kaynaklı oluşu sebebiyle sabah olarak başladı. Eski Uygurca’nın daha erken dönemlerinde yazılan Irk Bitig‘de yarın sözcüğü birkaç kez ikileme olarak sabah için kullanılıyordu. (Yarın kiçe / Sabah(gündüz) gece) [1]
Ne var ki yine Eski Uygur Dönemi’nde sabah anlamı için Taŋ ve érte sözcüklerinin baskınlığı sebebiyle, Uygurların Mani ve sonraki Budist metinlerinden itibaren yarının anlamı ertesi gün olmaya başladı. Artık aydınlanma bir sonraki sabahı ve günü işaret ediyordu.
* Bu süreçten sonra anlamı hep “ertesi gün”, yani “yarın” olarak kaldı.
● Yarın: Ertesi gün. (Eski Uygurca bir Çatik örneğinde.) “Adaşlarım-a bukün barmaŋlar yarın mindidä tapag udug alıp temin bargay s[iz]lär” (U IV, D. Das Hasen-Jātaka ‘T III 84-36’, 85-87) “Ey arkadaşlarım! Bugün gitmeyin. Yarın benden hizmet alıp öyle gidin.” [2]
—- ● Yarın: Ertesi gün. “Bu kün bar yarın yok bu dunyâ neŋi” “Bugün var yarın yok bu dünya malı” Atabetül Hakayık (Edip Ahmed Yükneki) 1100’lü yıllar.
—- ● Yarın: Ertesi gün. Hey Yûnus Emre ölince var yüri togru yolunca Dünyâsını terk idenler yarın Hazret’de ölmeye Yunus Emre: Divan-ı İlahiyat [3] 1240 – 1321
Sonuç olarak yarın sözcüğü sabah ◂ anlamı ile başlayıp yine Eski Türkçe Dönemi’nde anlamını ertesi gün‘e döndürmüştür. Sabah sözcüğünün Türkçede kalıcı karşılıkları “Taŋ” ve “érte” ◂ dir.
Kaynakça: ▪(1) TEKİN, T. (Kasım 2023) “Irk Bitig” 4. Baskı. Ankara: Türk Dil Kurumu Yayınları. ▪(2) KESKİN, Berker (Yaz 2019) “Eski Uygur Çatiklerinde “Zaman” Kavramı”. Türk Dünyası İncelemeleri Dergisi. 19/1 Yaz – Summer 2019, ss. 87-115. ▪(3) Edip Ahmed YÜKNEKİ “Atabetül Hakayık“ ▪(4) BALCI, M. (Şubat 2012) “Yunus Emre: Divan-ı İlahiyat” 1. Baskı. Kapı Yayınları