Türklerin geçmişten bugüne taştan kağıda vurduğu her söz, Türkçenin her güzelliği, Orhun, Yenisey gibi Türk alfabelerinin paylaşıldığı akademik bilgiye dayalı bir alan. Oğuzhan Baltaoğlu'nun Türk Dili ve kültürü çalışma alanı.
Türklerin geçmişten bugüne taştan kağıda vurduğu her söz, Türkçenin her güzelliği, Orhun, Yenisey gibi Türk alfabelerinin paylaşıldığı akademik bilgiye dayalı bir alan. Oğuzhan Baltaoğlu'nun Türk Dili ve kültürü çalışma alanı.
Işık Ne Demek? Eski Türkçede Işık (Yaruk, Yaşuk) Geçmişi ve Kökeni
“Işık”, Eski Türkçe Dönemi’nde (Göktürkçe & Eski Uygurca) yaruk ve yaşuk biçimleriyle belgelenmiş, aydınlık ve parlaklık anlamı taşıyan bir sözcüktür.
“Işık” sözcüğünün geçmişine gitmek istediğimizde Eski Türkçe Dönemi’ne (6 – 9 yy.) uzanmamız gerekir. Bu dönem Göktürkçenin ve Eski Uygurcanın bulunduğu Eski Türkçe Dönemi’dir. Aynı zamanda Yenisey Yazıtları da bu döneme aittir.
Biz bir sözcüğün Türkçe olup olmadığını anlamak için köklerine inmekisteriz. Şimdi bunu ışık için de yapıp köklere doğru bir yolculuğa çıkacağız.
O döneme doğru gittiğimizde bizim “I” ile başlattığımız “ışık” sözcüğünün “YA*” köküne dayandığını görüyoruz. “Yak-/Yan- (mak)” ile ortak köke sahip olan bu sözcük (Işık) Türkçede iki kol üzerinden yürüyor:
Bunların ikisi de ışık anlamına gelmekle birlikte, belirttikleri şeylerin farklı özelliklerini de görüyoruz. Aslında bunların birbirlerinin yerine kullanıldığını da gördüğümüz için anlam farklarından çok ışık ve aydınlık anlamında birleştikleri anlaşılıyor. Yani bu belirttiğimiz anlam farklılıkları da birbirlerine göre çok net olmayabiliyor.
Göktürkçe ve Eski Uygurca dönemi’nde hem yaruk hem yaşuk örnekleri görülürken, bu durum Divanü Lügati’t Türk‘ün yazıldığı Orta Türkçe Döneminde (11. yy.) biraz değişikliğe uğrayarak devam ediyor.
Divanü Lügati’t Türk’te Yaruk; ışık, aydınlık ve parlaklık için kullanılmaya devam ederken, “Yaşuk” için “Yaşın” (Şimşek) ve eylem durumuna geçmiş olan “Yaşık-” sözcüklerine geçilmiş olduğu görülüyor. Dolayısıyla bu sözcük yine “yaş*” kökünden türemiş farklı sözcüklerle karşımıza çıkıyor.
Yaklaşık bu süreçten sonra Batı’ya kaymış Türklerin “Yaşuk”u, Doğuda kalmış Türklerin ise “Yaruk”u ışık yerine kullanmayı seçtiğini anlıyoruz.
Dolayısıyla ağırlıklı olarak Batı’da bulunan Oğuz Türkleri Yaşuk’a ağırlık verip bunu zamanla Işık‘a döndürürken, YineBatı’dabulunan Memlük Kıpçakları da aynı eğilimi göstererek Işık sözcüğünü kullanıyor. Dolayısıyla gerçekten hangi boya mensup olursa olsun Batıdaki Türkler Işık’ı, Doğudaki Türkler ise bugün dahil olmak üzere “Yaruk, yarık, jarık, carık, vs.” biçimlerini kullanmaya devam ediyor.
Türklerde aydınlanma ile ilgili olan “yarın” sözcüğü için bu sayfaya, “sabah” kavramı için bu sayfaya ve aydınlığın ilk kaynağı olan “güneş” sözcüğü için bu sayfaya bakabilirsiniz.
Memlük Kıpçakları ile ilgili bilgiyi Ebu Hayyan’ın 1312 yılında yazdığı “Kitabü’l İdrak li Lisani’l Etrak” adlı eserinden alıyoruz. Bu kitap, Araplara Türkçe öğretmek maksadıyla yazılmış Türkçe Dil bilgisi kitabıdır.