Türklerin geçmişten bugüne taştan kağıda vurduğu her söz, Türkçenin her güzelliği, Orhun, Yenisey gibi Türk alfabelerinin paylaşıldığı akademik bilgiye dayalı bir alan. Oğuzhan Baltaoğlu'nun Türk Dili ve kültürü çalışma alanı.
Türklerin geçmişten bugüne taştan kağıda vurduğu her söz, Türkçenin her güzelliği, Orhun, Yenisey gibi Türk alfabelerinin paylaşıldığı akademik bilgiye dayalı bir alan. Oğuzhan Baltaoğlu'nun Türk Dili ve kültürü çalışma alanı.
Eski Türkçede (Göktürkçe & E. Uygur) ve Türk Lehçelerinde “Nasılsın?” Ne Demek/Nasıl Söylenir?
Eski Türkçe Dönemi’nde (Göktürkçe, E. Uygurca) Nasılsın sorusu, açıkladığımız gibi “neteg sen?” ve “neteg erür sen?” demektir ve bu biçimde söylenir. Türk Lehçelerinde “nasılsın” sorusu ise yine açıklayacağımız “kalay, kanday, necə, niçek” soruları ile karşılanır.
Elbette her Türk dilinde bunu söylemenin birden fazla yolu vardır ama alan bakımından tabloda en temel hallerinin verilmesi öncelikli oldu. Örneğin Kazakçada “Kalaysıñ?” sorusunun yanında “Khalıñ-ız kalay?” ve özellikle “Jağdayıñ-ız kalay?” biçimleri oldukça yaygındır.
Jağday(kz) ~ Cağday(krg) ~ Ỳağdaỳ(Trkm) sözcükleri “durum, hâl, koşul” anlamlarına gelir ve hâl hatır sorarken özellikle Kazakça, Kırgızca ve Türkmencede yaygın olarak kullanılır. Durumunuz, haliniz nasıl sorusunun karşılığıdır. Örneğin Türkmencede de “Ỳağdaỳlarıŋız nähili?” sorusu bu şekilde kullanılır.
*Göktürkçede ve Eski Uygurcada bu sorunun söyleniş biçimleri yapı olarak aynıdır. Ne ve teg(gibi) sözcüklerinin birleşmesiyle oluşmuş bir yapıdır. Göktürklerin yazılı verilerinde bu sorunun “sen” çekimini görmüyoruz ama Eski Uygurcada bunun örneklerini görüyoruz.
Göktürkçe ve Eski Uygurca: Neteg sen? (Nasılsın?) Neteg erür sen? (Durumun, halin nasıl?)
Türkiye Türkçesi: Nasıl-sın?/sınız? Kazakça: Kalay-sıŋ?/sız? Azerbaycan T: Necə-sən?/siz? Kırgızca: Kanday-sıŋ?/sız? Özbekçe: Kalay-san?/siz? Türkmence: Sen/Siz Nähili? Tatarca (Kazan): Khal-eŋ/egez niçek?